8. Sınıf: Milli Mücadele Hazırlık Dönemi Kazanım Değerlendirme Testleri
İTA.8.2.5.: Millî Mücadele’nin hazırlık döneminde Mustafa Kemal’in yaptığı çalışmaları analiz eder.
Kazanım Testleri
🚀 Milli Mücadele Hazırlık Dönemi, Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin temellerinin atıldığı, kritik kararların alındığı ve milli birliğin sağlandığı destansı bir süreçtir. Bu dönem, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde işgalci güçlere karşı verilen direnişin yol haritasını çizmiştir. 📌
Milli Mücadele Hazırlık Dönemi: Adım Adım Bağımsızlığa
📌 Hazırlık Döneminin Amacı ve Özellikleri
Bu dönem, işgal altındaki vatan topraklarını kurtarmak, milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurmak ve bağımsızlığı güvence altına almak için atılan adımları kapsar.
- Milli Bilinç Uyandırma: İşgallerin haksızlığını ve milletin kendi kaderini tayin hakkını vurgulama.
- Teşkilatlanma: Bölgesel direniş cemiyetlerini birleştirerek ulusal bir güç oluşturma.
- Liderlik: Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile başlayan liderlik süreci.
- Milli Egemenlik Vurgusu: Saltanat ve hilafet yerine halk egemenliğine dayalı yeni bir yönetim anlayışı.
💡 Önemli Kongreler ve Kararlar
Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)
- Toplanış amacı bölgesel olsa da, alınan kararlar ulusal nitelikteydi.
- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.
- Kuvâ-yi Milliye'yi etkin, milli iradeyi hâkim kılmak esastır.
- Manda ve himaye kabul edilemez.
- Geçici bir hükümet kurulacağı fikri ilk kez dile getirildi.
Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)
- Tüm ulusal cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi.
- Manda ve himaye fikri kesin olarak reddedildi.
- Temsil Heyeti'nin yetkileri tüm yurdu kapsayacak şekilde genişletildi.
- İrade-i Milliye gazetesi çıkarılarak halkın bilinçlendirilmesi sağlandı.
| Özellik | Erzurum Kongresi | Sivas Kongresi |
|---|---|---|
| Toplanış Amacı | Bölgesel | Ulusal |
| Alınan Kararlar | Ulusal | Ulusal |
| Temsil Yetkisi | Doğu Anadolu | Tüm Yurt |
| Manda-Himaye | İlk kez reddedildi | Kesin olarak reddedildi |
Misak-ı Millî ve Mebusan Meclisi
- Amasya Protokolü ile dağıtılan Osmanlı Mebusan Meclisi'nin toplanması kararlaştırıldı.
- Seçimler yapıldı ve meclis İstanbul'da toplandı.
- Mecliste Müdafaa-i Hukuk Grubu oluşturuldu.
Misak-ı Millî (Milli Yemin): Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen ve yeni Türk devletinin kurulmasında siyasi program niteliği taşıyan bağımsızlık bildirgesidir. Türk vatanının sınırlarını, ulusal bağımsızlık ilkelerini ve kapitülasyonların reddini içerir.
- Misak-ı Millî kararlarının ilanı, İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesine ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılmasına yol açtı. Bu durum, Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılmasının zeminini hazırladı.
✍️ Çözümlü Örnek Sorular
Soru 1: Erzurum ve Sivas kongrelerinin Milli Mücadele'ye katkıları düşünüldüğünde, bu iki kongrenin ortak ve en önemli özelliği nedir?
Çözüm 1:
✅ Erzurum ve Sivas kongreleri, Milli Mücadele döneminde atılan kritik adımlardır. Erzurum Kongresi toplanış amacı itibarıyla bölgesel gibi görünse de, aldığı kararlar ulusaldı. Sivas Kongresi ise hem toplanış amacı hem de alınan kararları itibarıyla tamamen ulusal bir nitelik taşıyordu. Bu iki kongrenin ortak ve en önemli özelliği, milli egemenliğe dayalı bağımsız bir devlet kurma fikrini pekiştirmeleri ve manda ile himaye anlayışını reddetmeleriydi. Her iki kongrede de ulusal bağımsızlık ve milli iradenin her şeyin üzerinde olduğu vurgulanmıştır. Özellikle Sivas Kongresi'nde tüm cemiyetlerin birleştirilmesi, milli birliğin sağlanmasında büyük rol oynamıştır.
Soru 2: Misak-ı Millî kararlarının Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilmesi, İtilaf Devletleri üzerinde ne gibi bir etki yaratmış ve Milli Mücadele'nin ilerleyen safahatını nasıl şekillendirmiştir?
Çözüm 2:
🚀 Misak-ı Millî kararları, Türk milletinin bağımsızlık ve toprak bütünlüğü konusundaki kararlılığını açıkça ortaya koyan bir bildirge niteliğindeydi. Bu kararların Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilmesi, İtilaf Devletleri üzerinde büyük bir şok etkisi yarattı çünkü beklentilerinin aksine, Osmanlı yönetiminin dahi milli direnişe sempati duyduğunu gösteriyordu. Sonuç olarak:
- İtilaf Devletleri, Misak-ı Millî'nin ilanını kendileri için bir tehdit olarak algıladı.
- 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ettiler ve Osmanlı Mebusan Meclisi'ni dağıttılar.
- Ancak bu işgal, Türk milletinin bağımsızlık arzusunu daha da güçlendirdi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'da yeni bir meclis, yani Büyük Millet Meclisi'ni kurma sürecini hızlandırdı.
- Böylece Misak-ı Millî, Milli Mücadele'nin siyasi yol haritasını çizerken, İtilaf Devletleri'nin tepkisi ise Milli Mücadele'nin yeni bir merkezden (Ankara) ve daha güçlü bir iradeyle yürütülmesini sağlamıştır.